Merabalar Bugun aslinda beni üzen bir haber getirdim size Blogumu birakman'in vakti geldi...Haftaya okulum açiliyo bu yüzden blogumla ilgilenemicem ve sizleri ziyaret edemicem....Okullar açildigi zaman nete pek giremem... Bu blog bana çok sey katip kazandirdi Blogum sayesinde harika blogcu dostlarim oldu...Güzel arkadasliklar kurdum... Arada sirada,nete girdigimde sizleri ziyaret etmeye çalisicam... Umarim beni anlarsiniz... Sizleri çoooooooook seviyorum... Hepinizi özlicem, kendinize iyi bakin.... Sizinle paylastigim son siir bu olsun istedim...
Ay Isigi
Ben uzaklardan beklerdim, Sayarak günlerimi. Bu gece penceremden düsen ay isiginda, Birden yanibasimda buldum Bir agaç gibi çiçeklenmis Anladim almis yürümüs Sarmis bu sevda içimi
Gece yarisi elbiselerim, Ayakkabilarim üstüne Düsen ay isigi, Insan Böyle mi olur Sevdaya tutuldu mu?
Bütün eski kitaplari okudum, Yaslanmis güzellere sordum, Mutluluk bu mu?
Ama bu sarisin Ötekine hiç benzemiyor. Ah, daha yeni anladim O küçük elleri, gülen gözleriyle Beni bu kadar seviyor...
Kalmadi baska korkum Düsünmeden eline biraktim kendimi Bütün dostlarim söylüyor Bu sefer mutlaka tutuldum
O yanindan döndügüm, gece yarilari Güler, konusurdum, kendi kendime Tutmasam, kucaklayabilirdim agaçlari. Kim bilir, gelen geçen, Görünce ne derdi halime
Sizin de, sevistiginiz, kardesler Mevsim bahara rastlarsa Benim canim açilmak isterdi Mutlaka bir baskasina Öperdim evde ilk karsima çikani.
Uzakta, simdi çöl uzakta... O nar tanesinden taze Kustüyünden hafif geceler Kalbim ümit içinde yüzer Dünyam yikanir ay isiklariyla...
Seni ariyorum kalabalik caddelerde, tanimadigim insanlar geçiyor, sen yoksun.. perisan hayallerimin basladigi yerde, sana sesleniyorum, duyuyormusun?
beyaz güller açti bahçelerde , sevdigin.. ya o karanfil , baygin kokulu çiçek. gel yalnizlik bahçeme beyazlar giyin, anladimki bu ömür sensiz geçmeyecek.
odami süsleyen ellerini uzat, hazzindan dile gelsin bastigin hali.. açilsin sevincinden perdeler kat kat.. isik ve ates senin için yanmali..
sonra çevir dügmesini, radyonun sevdigin musiki dolsun odama, dinle sarkisini büyük koronun, beni düsün! beni düsün aglama..
içimden bir ses diyorki sabret.. sonu gelecek bu yalnizligin, bütün aynalar gülecek elbet, açilacak kapilar ansizin..
yalniz sen varsin beyaz gülüm, evde bahçede ve sokakta, bir eylül aksami gördügüm , o beyaz hayalsin uzakta..
yakinsin yalnizlik kadar, uzaksin yakinmis gibi, sensiz yasadigim yillar bu kadar güzel degildi.
yeter.. gel artik yeter.. karanfiller açti gel!! kis bahçesinde , güller beyaz güller açti gel..
Iki gezgin melek, geceyi geçirmek için oldukça varlikli bir ailenin evinin kapisini çalmislar. Aile, pek kaba bir üslupla,meleklere yatacak yer olarak koca malikanenin konuk odalarindan birini vermek yerine, soguk bodrumundaki küçük bir köseyi göstermis. Melekler buz gibi o
danin soguk ve sert zemininde kendilerine yatacak bir yer hazirlamaya çalisirken, yasli Melek duvarda bir delik görmüs ve kalkip deligi onarmaya girismis. genç melek, yasli melege bu hareketinin nedenini sorunca, yasli melek hafifçe gülümsemis: Hersey, her zaman, göründügü gibi degildir demis… Sabah malikaneden ayrilan melekler, gece bastirinca bir kez daha kalacak yer bulmak umuduyla, bu defa çok fakir bir çiftçi ailesinin kapisini çalmislar. Son derece misafir perver olan fakir kari koca, sofralarinda ne var ne yoksa meleklerle paylastiktan sonra, onlara rahatça uyumalari için kendi yataklarini vererek yanlarindan ayrilmislar. Sabah günes dogdugunda, melekler zavalli kari kocayi gözyaslari içinde bulmuslar: Yegane geçim kaynaklari olan tek inek de yerde cansiz olarak yatmaktaymis. Genç melek bu sefer iyice öfkelenerek yasli melege isyan etmis: Bunun olmasina nasil izin verebildin?! O varlikli kaba adamin herseyi
vardi ama sen kalktin ona yine de yardim ettin. Bu iyi yürekli fakir
ailenin ise o tek inekten baska hiçbir seyleri yoktu; buna ragmen onu
bile paylasmaya gönüllü oldular. Ama sen o inegi de yitirmelerine izin
verdin!? Bunun üzerine Yasli Melek, Genç Melege dönerek su cevabi vermis: Hersey, her zaman, göründügü gibi degildir. O zengin malikanenin bodrumunda kaldigimiz gece, duvardaki deligin dibinde külçe külçe altin sakli oldugunu farkettim. Malikanenin sahibi bu kadar açgözlü oldugu için ve kendisine verilmis sans sayesinde edindigi zenginligin bir parçasini bile paylasmaya yanasmadigi için, ben de o deligi öyle bir kapatip mühürledimki artik arayip bulsa da açamaz. Ve devam etmis:Sonra, dün gece biz çiftçi ailesinin yataginda uyurken,Ölüm Meleginin o çiftçinin karisini almaya geldigini gördüm. Ben de onun yerine Ölüm melegine inegi verdim. Yasli melek, gülümseyerek bir kez daha eklemis: Hersey, her zaman, göründügü gibi degildir. Bazen,isler istedigimiz gibi sonuçlanmadiginda, aslinda bizim de basimiza gelen tam da bu dur iste. Eger inaniyorsaniz, yapmaniz gereken sey sadece, her sonucun her zaman sizin lehinize olduguna güvenmektir. Bunun böyle oldugunu,
ancak belirli bir zaman sonra ögrenebilecek olsaniz bile…
Tadilat bitti ama bende bittim...Duvar kagitlarina varasiya degistirdik heryeri vallah Duvar kagidi demisken,blogumun arka planinida degistirdim....
Dönüsüm muhtesem olacak demistim ,umarim öyledir...
Ne kötüdür insanin,usu ile yüregi arasina sikisip kalmasi Ne kötüdür insanin an kadar yakin, Bir asir kadar uzak olmasi Ve bilir misin ne zordur Insanin bildigini anlatamamasi « Ben »deyip susmasi « Sen » deyip aglamakli olmasi ….
Gözlerinde güneşi gördüm,
güneşin rengiydi gözlerin...
seni ne çok sevdiğimi anlatamamanın çaresizliğinde,
sessizliğindeyim.
sözcükler anlatmaya yetmediği için, susuyorum...